top of page

NOT A HOTEL "DRAGON'S BREEZE"

Lokasyon: Japonya, Yakushima
Proje tipi: Konut Yapısı
İşveren: Not A Hotel
Proje yılı: 2026
İnşaat alanı: 450 m²
Arsa alanı:  7900 m²
Durumu: Uluslararası Yarışma, Mansiyon Ödülü

Mimari Proje Ekibi: 
Kemal Bal, Nil Bıçak, Erol Kalmaz, Büşra Yavuz,

 

DRAGON’UN ESİNTİSİ

Yakushima’da Doğa ve Formun Birleşimi

Konsept ve Yerleşim

Ormanın kadim koruyucusu olan ejderha (Dragon) imgesi, yapının form dilinde hayat bulur. Yapı, bir nehrin kolları gibi ormanın derinliklerinden doğar; kıvrılarak okyanusa doğru ilerler. Yakushima’nın mercan resiflerinden karlı zirvelerine uzanan dikey ekosistemi, projenin ana yerleşim aksını tanımlar. Dağ ile okyanus arasındaki bu gerilim hattı, yapının ana omurgasını oluşturur.

Su ile ilişkili birimler (SPA ve havuz) toprağa tutunarak dağa yönelirken; ana yaşam alanı, bir ejderhanın başı gibi kayaların üzerinde yükselir ve okyanus ufkuna kilitlenir. Konaklama birimleri ise doğu–batı aksında, farklı orman katmanlarına ve ışık açılarına odaklanan dinamik çıkıntılar olarak yerleşir.

 

Yere Az Müdahale ve Hibrit Strüktür

Yapı, Yakushima’nın hassas ekosistemini korumak amacıyla araziye minimum temasla yerleşir. Mevcut kayalar yalnızca görsel birer öğe değil, aynı zamanda yapının taşıyıcı sistemine entegre edilen doğal temeller olarak kurgulanmıştır. Bu yaklaşım doğrultusunda yapı; doğal taşlar, betonarme perdeler ve tekil ayaklar üzerine oturan hibrit bir sistemle yerden yükseltilmiştir. Böylece doğal zemin florası, fauna geçişleri ve su akıntıları kesintiye uğramaz.

Binanın ana iskeleti, geniş konsollara ve dinamik kütle hareketlerine olanak tanıyan çelik kafes sistemli, bütüncül bir hacimsel strüktürdür. Okyanusa uzanan ana konsol, giriş merdivenini çevreleyen betonarme perdeler tarafından taşınırken; havuz ve sauna birimleri eğimli topoğrafyaya sızarak araziyle yapısal bir bütünlük kurar. Bu strüktürel çözüm, yapının mevcut ağaç dokusunun üzerinden okyanus ufkuna eklemlenmesini sağlar.

 

Malzeme ve Atmosfer: “Yabancı”dan “Yerli”ye Dönüş

Yapının dış kabuğunu saran korten çelik, başlangıçta doğaya “yabancı” bir unsur gibi görünse de adanın yoğun nemi ve yağmuruyla birlikte zamanla dönüşür. Kahverengiden yeşilimsi tonlara uzanan paslanma ve yosunlaşma süreci, yapının kimliğini ormana ait kılar.

İç mekânlarda ise bu dış kabuğun aksine, sıcak ve dingin bir ahşap dokusu hâkimdir. Bodrum kat duvarları, merdiven ve ana kot döşemesinde kullanılan brüt beton, bu malzeme paleti için yalın bir fon oluşturur. Geniş cam yüzeyler, dağ, deniz ve orman arasındaki sınırları eriterek mekânsal bir geçirgenlik sağlar. Betonun brüt sertliği, ahşabın sıcaklığı ve kortenin zamanla değişen karakteri; girişteki ilk adımdan havuzun dinginliğine kadar dengeli bir malzeme birlikteliği sunar.

  • facebook
  • twitter
  • linkedin
  • instagram
bottom of page